İçeriğe geç

Sen hiç ayn-ür rıza ile baktın mı o ne ki kusur görmeden muhabbet ile bakan gözler demek ?

Sen Hiç Ayn-ür Rıza ile Baktın Mı? Kusur Görmeden, Muhabbetle Bakan Gözler Demek?

Bazen bir cümle vardır, ya da bir söz, insanın kafasında sürekli dönüp durur. “Sen hiç ayn-ür rıza ile baktın mı? O ne ki, kusur görmeden muhabbetle bakan gözler demek!” işte böyle bir cümle. İlk duyduğumda, “Ayn-ür rıza ne lan?” demiştim tabii. Hani o an, Türkçeyi bilmediğimizi düşündüğüm bir an vardı. Ama sonra fark ettim ki, bu söz, her şeyin özetiymiş aslında. Bazen bakmak değil, bakabilmek gerek!

Peki, gerçekten ayn-ür rıza ile bakmak ne demek? Hadi gelin, bunu biraz çözmeye çalışalım ama tabii sadece kafamıza göre değil, biraz da mizah katıp, “sadece bakmak” meselesine farklı bir açıdan bakalım.

Ayn-ür Rıza ile Bakmak: Göz Var Nizam Var

Şimdi, ayn-ür rıza diye bir kavram var ya, hani kelimeyi anlamadan söylemek de kolay değil. Fakat pratikte anlamı şudur: Birine bakarken, o kişinin kusurlarını görmek yerine, ona hoşgörüyle, sevecenlikle bakmak. Yani “gözler gönüle giden yol” misali, insanları yargılamadan, iyi niyetle görmek. Bu bakış açısıyla, kusur görmek yerine sadece muhabbeti, anlayışı, hatta belki de en önemli olanı: hoşgörüyü görmek mümkün.

Öyle ki, örnek vereyim: Düşün bir kere, sabah işe giderken saçını başını düzeltemeyen, elinde kahveyle koşturan birini gördün. Hemen dedikodu yapma! “Aa, bu da ne böyle? Saçını düzeltememiş. İşe nasıl yetişecek, yazık!” diyebilirsin tabii. Ama ayn-ür rıza ile bakabilseydin, ona sadece bir göz attığın an şunu düşünebilirdin: “Belki de sabah o kadar aceleyle kalktı ki, kahvesinin soğumasını istemedi. Saçla mı uğraşacak şimdi?” İşte bu bakış açısının adı ayn-ür rıza ile bakmak.

Tabii, bu konuda kendi kendime de sık sık sorgulamalar yapıyorum. Hani birinin suratına bakıp, “Ne kadar güzel bir insan” demek kolay, ama birinin saçındaki dağınıklığa göz yumup, içsel bir “bu da hoş” demek, daha zor. Kendimi hep böyle düşünürken yakalıyorum: “Vay, sen ne kadar pozitif bir insansın!”

Bazen Her Şeyin Kusurunu Görmeden Bakmak Zor Oluyor

Evet, kabul ediyorum. Bazen gerçekten gözlükleri çıkarmak zor oluyor. Örneğin, geçen gün arkadaşım Cem ile dışarıda yürürken, bir adamın yanında düpedüz bir “süper kahraman” tişörtü vardı. Cem hemen döndü ve dedi ki: “Buna ne demeli? Hadi ya, herhalde 30 yaşına falan gelmiştir, ne böyle!”

O an içimden bir ses: “Ayn-ür rıza, ayn-ür rıza!” diye bağırıyordu, ama ne yapayım? Bazı zamanlar bu bakış açısını ıskalamak imkansız oluyor. Her ne kadar içimdeki “kusursuz bakıcı” uyanmaya çalışsa da, dışarıdaki dünya bazen fazlasıyla komik. Hem de bu kadar eğlenceli olmasa da, hepimizin içinde biraz “yargılayan gözler” var.

Ama gerçekten de şunu fark ettim: Biz insanlar, dünyayı “kusurlar üzerine kurma” işini çok iyi beceriyoruz. Başkasının çorapları, kahvesi, saçı, davranışları, hepsi birer konu olabiliyor. Hadi gel, bir de gözlerimizi kusurlara takmadan bakmayı deneyelim. Hadi ya, herkesin hayatı biraz zor zaten, bir de biz mi başkalarını yargılayalım?

Yalnızca Gözler Değil, O Kişiye Duyduğun Sevgidir Önemli

Ayn-ür rıza ile bakmak aslında sadece bir göz hareketi değil, bir ruh halidir. Yani, o kişiyi görüp onun kusurlarını değil, güzelliklerini görmek… Hadi, birini görebilmek için gözler yeterli mi? Hayır. İnsanların içini görmek, duygularını anlamak, bunları kabullenmek de işin içinde. Yani, aslında her şey, “baktığın kişiyle ne kadar ilişki kurmak istediğine” de bağlı.

Mesela, en yakın arkadaşına karşı da ayn-ür rıza bakabilirsin. Ne de olsa, hepimizin günde 50 kere sinir olduğu arkadaşları vardır. Ancak, o arkadaşın gülümsediğinde, tüm o sinirlerini unutur, sadece gözlerindeki içtenliği görürsün. İşte bu bakış açısı ayn-ür rıza bakmak, gözlerindeki samimiyetle beraber seni de mutlu eder.

Hadi Biraz Mizah Yapalım: Kusursuz Olmadığımızı Kabul Etmek

Şimdi, seni biraz da güldürebilirim diye düşünüyorum. Mesela, hepimizin “kusurlu” anları vardır. Hiç unutmam, geçen yaz, plaja gitmiştik. Ciddi bir şekilde güneşlenmeye çalışırken birden saçım, rüzgarla birbirine girdi ve ortaya korkunç bir görüntü çıktı. Ayn-ür rıza ile bakmak isteyenler için o an, aslında sadece rüzgarın güzelliğine bakarak o görüntüyü sevmek gerekiyordu. Ama ben ne yaptım? Kendi kendime, “Saçım niye böyle kötü oldu? Bunu kimse görmesin, ayıp!” diye düşünüp plajdaki 20 kişi arasında bir kenarda daha fazla görünmemek için çaba sarf ettim. Ama birileri gerçekten ayn-ür rıza ile bakabilseydi, belki de o rüzgarlı anı bir doğa harikası olarak görüp sadece gülümserdi.

Sonuçta, Ayn-ür Rıza İle Bakmak Bizim Elimizde

Ayn-ür rıza ile bakmak, bir tercih meselesi. Dışarıda her şey bir anlık karmaşa olsa da, bunu içsel bir huzurla bakmaya dönüştürmek tamamen bize bağlı. Ne demiştik? Kusurları görmek kolay, ama onları hoşgörüyle kabullenmek bir sanattır.

Bu yazıda kendi içimdeki karışıklıkları da paylaştım. Belki hepimiz o kadar mükemmel değiliz ama birbirimize kusursuz gözlerle bakmayı denediğimizde, hayat bir tık daha hoş olabilir. Ayn-ür rıza ile bakmak, hem başkalarıyla hem de kendimizle kurduğumuz ilişkinin en önemli parçasıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://betci.co/vdcasinoilbet.casinoilbet giriş yapamıyorumilbet yeni girişbetexper.xyzelexbet giriş