19 Komando Tugayı neresi? Bugünden bakış Benzer Bir Yazı: 150 metrekare temele kaç ton demir gider ? Coğrafi ve askeri bağlam “19 Komando Tugayı neresi?” sorusu ilk bakışta basit bir yer sorgusu gibi duruyor ama Türkiye’nin güvenlik haritasına biraz yakından bakınca aslında çok daha geniş bir anlam taşıdığını fark ediyorum. Komando tugayları genelde zorlu arazi koşullarına uygun eğitim alanlarıyla, stratejik bölgelerle ve yüksek fiziksel dayanıklılık gerektiren operasyonel yapılarıyla biliniyor. 19 Komando Tugayı da bu çerçevede değerlendirildiğinde sadece bir nokta değil, aynı zamanda bir hazırlık kültürünün, disiplinin ve sürekli değişen güvenlik anlayışının temsil ettiği bir alan gibi geliyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinde…
Yorum BırakYaratıcı Baskı Tüyoları Yazılar
Giriş: Bir yüzeyin altında saklı sorular Bir gün park etmiş bir arabanın kaportasına bakarken şu düşünce akla gelebilir: Bu parlak yüzey, gerçekten zamanı durdurabilir mi? Güneşin yıllar içinde bıraktığı izleri engellemek mümkün mü, yoksa sadece erteleniyor mu? “Araba boya koruma güneş yanığını engeller mi?” sorusu, ilk bakışta teknik bir detay gibi görünür. Ancak biraz daha derine inildiğinde, bu soru bizi etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefenin temel alanlarına doğru sürükler. Bir yüzeyi korumak, aslında neyi korumaktır? Bilmek dediğimiz şey, gerçekten bilmek midir, yoksa yalnızca görünene inanmak mı? Varlık dediğimiz şey, zaman karşısında sabit kalabilir mi? Bu sorular, yalnızca otomotiv dünyasına…
Yorum BırakTeneke kutunun kilosu ne kadardır? sorusu neden düşündüğümüzden daha önemli? Gün içinde çoğu zaman elimize aldığımız şeylerin ağırlığını pek sorgulamıyoruz. Bir içecek kutusu açarken, marketten konserve alırken ya da geri dönüşüm kutusuna bir şey atarken aklımıza en son gelen şey genelde onun kaç gram olduğu oluyor. Ama garip bir şekilde bazen insan durup düşünüyor: Teneke kutunun kilosu ne kadardır? Bu soru ilk bakışta basit gibi duruyor ama aslında içinde hem üretim teknolojisi hem tüketim alışkanlıkları hem de çevresel etkiler barındırıyor. Ben İstanbul’da yaşayan, gün içinde ofiste bilgisayar başında çalışan, akşamları ise kafasını dağıtmak için yazı yazan sıradan biriyim. Bazen marketten…
Yorum BırakHerkese merhaba! Bugün Batimatbaa olarak sizlere “Kestanenin raf ömrü ne kadardır” hakkında rehber niteliğinde bir yazı sunuyoruz. Kestane kaç günde bayatlar? Günlük hayattan mutfağa uzanan gerçek bir mesele Kış gelince Bursa sokaklarında o tanıdık koku yayılmaya başlıyor ya… Hani köşe başında mangalın üstünde çatırdayan kestaneler, elde sıcak sıcak yenirken içi yumuşacık olanlar. İşte o an insanın aklına hiç beklemediği bir soru düşüyor: Kestane kaç günde bayatlar? Aslında bu soru sadece bir mutfak merakı değil. Çünkü kestane, hem sokak kültüründe hem ev mutfağında ciddi bir yere sahip. Bir yandan Türkiye’de soba üstü gelenekleri, bir yandan İtalya’nın kestane festivalleri, Japonya’nın tatlı kültürü…
Yorum BırakAmaar ne demek? Sosyolojik bir anlam arayışının başlangıcı Toplumsal yaşamı anlamaya çalışırken en çok zorlayan şeylerden biri, kelimelerin sabit bir anlama sahip olmaması. Bir sözcük bazen bir coğrafyada gündelik bir ifade olurken, başka bir yerde kimlik, aidiyet ya da direnç biçimine dönüşebiliyor. “Amaar ne demek?” sorusu da tam olarak böyle bir belirsizlik alanına açılıyor. Tek bir sözlük karşılığıyla sınırlandırılamayan, farklı toplumsal bağlamlarda farklı anlam katmanları kazanan bir ifade gibi düşünülebilir. Bu yazıda “amaar”ı yalnızca dilsel bir merak konusu olarak değil, toplumsal yapıların bireylerle nasıl etkileşime girdiğini anlamaya yarayan bir pencere olarak ele alıyorum. Çünkü sosyolojik açıdan her kelime, sadece bir…
Yorum BırakPiyade er ne anlama gelir? Askerlik kavramından toplumsal yapıya uzanan bir okuma “Piyade er ne anlama gelir?” sorusu ilk bakışta sadece askeri bir terim gibi duruyor. Ama İstanbul’da, özellikle toplu taşımada ya da bir kahve molasında bu konunun açıldığı sohbetleri dinlediğinizde, meselenin sadece bir rütbe tanımından ibaret olmadığını fark ediyorsunuz. İnsanların zihninde bu ifade; disiplin, zorunlu hizmet, erkeklik algısı ve hatta sınıfsal konum gibi pek çok şeyi aynı anda tetikliyor. Ben İstanbul’da, sivil toplum alanında çalışan biri olarak bu tür kavramların sokakta nasıl karşılık bulduğunu sık sık gözlemliyorum. Askerlik konuşulurken bir anda sınıf, cinsiyet ve fırsat eşitliği gibi konular aynı…
Yorum BırakAlüminyum pencere soğuk geçirir mi? Güç ilişkileri, mekân ve siyasal düzen üzerine bir okuma Batimatbaa okurları için hazırlanan bu yazı, PVC mi alüminyum mu daha iyidir konusunda rehber niteliği taşıyor. Bir yapının penceresine bakarken çoğu insan için mesele basittir: Soğuk geçiriyor mu, geçirmiyor mu? Ancak bu tür gündelik sorular bile, daha geniş bir siyasal çerçevede düşünüldüğünde, toplumsal düzenin nasıl kurulduğunu, kaynakların nasıl dağıtıldığını ve yaşam alanlarının nasıl “yönetildiğini” anlamak için güçlü bir metafora dönüşebilir. “Alüminyum pencere soğuk geçirir mi?” sorusu, yalnızca bir yapı fiziği sorusu değil; aynı zamanda iktidar, ekonomi ve yurttaşlık ilişkilerinin mekân üzerinden nasıl şekillendiğine dair bir tartışma…
Yorum BırakBatimatbaa okurları için hazırlanan bu içerikte Amazon’un sahibi kiminle evli ile ilgili temel noktaları ele alıyoruz. Anlatıcıyı belirli bir tarihçi kimliğine sabitlemeden, geçmişi anlamanın bugünü yorumlamadaki rolünü vurgulamak, modern ekonomik imparatorlukların kişisel ilişkilerle nasıl iç içe geçtiğini anlamak için güçlü bir başlangıç noktası sunar. Amazon’un Kuruluşu ve Kişisel Tarihin Büyük Ekonomilere Dönüşümü 1990’ların Dijital Eşiği ve Bir Şirketin Doğuşu 1990’ların başı, internetin henüz kamusal hayal gücünü tam olarak ele geçirmediği bir dönemdi. Bu bağlamda Amazon, 1994 yılında çevrimiçi kitap satışı fikriyle ortaya çıktığında yalnızca bir ticari girişim değil, aynı zamanda dijital ekonominin geleceğine dair bir deney alanıydı. Şirketin kurucusu Jeff…
Yorum Bırak1040 Yılına Giden Bir Yol: İçimde Bir Savaşın Başlaması Kayseri’de rüzgârın sert estiği bir akşamüstüydü. Penceremin önünde oturmuş, defterime bir şeyler karalıyordum. Aslında yazdığım şeyler ne tam bir günlük ne de bir tarih notuydu; daha çok içimde biriken karmaşanın dökülüşüydü. O gün aklıma takılan tek bir soru vardı: 1040 hangi savaşta oldu? Bu soru neden bu kadar içime saplanmıştı bilmiyorum. Belki bir yerde okumuştum, belki de zihnim kendi kendine eski zamanlara kaçıyordu. Ama o an hissettiğim şey sadece merak değildi. Bir tür eksiklik, bir şeyleri kaçırmış olma duygusu vardı içimde. Sanki geçmişte yaşanmış bir olay, bugünkü beni hâlâ etkiliyordu. Defterimin…
Yorum Bırakaktaran alıntısı nasıl yapılır hakkında güvenilir ve anlaşılır bir rehber arıyorsanız doğru yerdesiniz; Batimatbaa olarak başlıyoruz. Aktaran Alıntısı Nasıl Yapılır? Bilginin Gölgesinde Etik, Ontoloji ve Epistemoloji Üzerine Bir Düşünce Alanı Bir metin başka bir metinden söz ettiğinde, aslında ne olur? Bilgi mi taşınır, yorum mu çoğalır, yoksa hakikat mi yer değiştirir? Bir öğrencinin ders notlarında karşılaştığı “aktaran alıntısı nasıl yapılır?” sorusu ilk bakışta teknik bir yöntem gibi görünür. Fakat mesele yalnızca bir kaynak gösterme biçimi değildir; bilginin nasıl aktarıldığı, kimin adına konuştuğu ve hangi sorumlulukla dolaşıma girdiğiyle ilgilidir. Bir düşünürün fikri, bir başka düşünür aracılığıyla aktarıldığında, orijinal anlam korunur mu…
Yorum Bırak